Yazı Detayı
20 Ocak 2015 - Salı 00:00
 
Sesimi Duyan Var Mı?
Fzt. Alime BÜYÜK
alimebuyuk@gmail.com
 
 
Sesimi Duyan Var Mı? Nedir engelli olmak, ne demektir engel? Her şeye bir adım mesafeli olmak mı, kapı aralıklarından geçememek yada… Merdivenlerin kabusa dönüşmesi mi? Uzak kalmak mı kaldırımlardan, elimi tutar mısınız umudu mu? Dönebilmek için yatak içinde dakikalarca uğraş vermek mi? Konuşulanları anlayıp seyretmek mi,anladığın ama konuşamadığın sözleri işitip yutkunarak sindirmeye çalışmak mı? Çoğu zaman yutamamak mı belki? Yürüyememek mi,ayağa kalkamamak yada Bedenini kontrol edememek mi engelli olmak. Koşarken arkadaşların parkta, sandalyeden salıncağa bindiğini hayal etmek mi? Bir adım atabilmek için 20 sene beklemek belki… Yürüyebilen,koşabilen o engelsiz extremitelerimizin yitimi banyoda bir ayağımızın kaymasına bakar,yada bir trafik kazası kim bilir. Bir futbol maçı yada basit bir hapşuruk. Bazılarımız o kadar şanslı değil,doğumda yetemeyen oksijen yüzünden nefessiz kalmakla olunur engelli. EN-GEL-Lİ… Herhangi bir zamanda,ummadığımız anda, herkesin başına gelebilecek bir etiketlenme. Evet bir etiket engelli olmak.Kurduğumuz bu dünyada mahrum bırakıp düşünülmeyen tertemiz insanların adı engelliler. Bazen bir nefes almak bile o kadar güç ki onlar için. Keşke umarsızca harcadığımız binlerce nefesin içinde bir görebilsek. Yanlarından geçip giderken bu kadar mı görünmezler biz gören gözlere. Görme engellilere karşı ama bedensel engellilere karşı sakat olan duyularımız mı? Engelli olan kim? Yoksa bizim mi zihniyetimiz… Vicdanla değil ne zaman sevgiyle yaklaşmayı deneyecek yüreklerimiz? Sevgi aslında tek ihtiyacı oldukları şey. Acınarak bakılan vicdanın gözyaşları değil yüreğinizden kopan bir yudum sevgi. Ne zaman bu kadar duyarsız olduk biz, ne zaman bu kadar sevgisiz? Ne zaman kendi dertlerimizle sarmalandık bu kadar? Ne zaman kaybettik insanlığımızı? Nerede bulduk bu tükenmeyen hırsı? Neden ördük ağlarımızı zihinlerimize,neden ön yargılı olduk? Anneleri onlara bakmaya bıkmazken ne zaman bıktık biz onlardan. Ne zaman harcadık içimizdeki bir yudum sevgiyi, ne çabuk tükettik. Neden unuttuk bağrımıza basmayı. Düşüncelerimizle,bakışlarımızla,ön yargılarımızla mı erittik sevgimizi? Şefkat sadece kendi çocuğumuza duyulan bir his mi oldu? Fizik tedavi yaptık senelerce yada özel eğitim verdik. Öz vere vere, seve seve yapabildik mi? Ulaşımları için yapabileceklerimizi düşündük mü? Yüzebilecekleri bir plaj araştırdık mı? Sallanabilecekleri bir salıncak tasarlayabildik mi? En basiti gözlerine bakıp ellerinden tuttuk mu? Umut olabildik mi karanlığa? Biraz sözcükler konuşsun bugün ne dersiniz biraz sevgi,merhamet konuşsun. Bir tutam yardımseverlik konuşsun bugün. Kendi derdinde boğulan insanoğlu; bugün bırak da engelliler konuşsun. Engelli beyinlerimiz yerini engelsiz yüreklere bıraksın. Ne dersiniz?
 
Etiketler: yazar
Haber Yazılımı